Ceza Yargılamasında Davaya Katılma İstemi
- Mehmet Berke Eryılmaz

- 4 May 2021
- 2 dakikada okunur
Hukuk davalarından farklı olarak ceza yargılamalarında davayı CMK m.170/1 gereğince Cumhuriyet Savcısı açar. Buradaki farklılıktan kaynaklanarak doğan ceza yargılamalarında davaya katılma kurumu CMK m. 237 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir:
Madde 237 – “(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.
(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.”
CMK m.237 ile birlikte davaya katılabilecek kişiler sınırlı sayı ile sayılmıştır. Buna göre yalnızca mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar davaya katılabilirler.
Söz konusu katılma talebi bir de ön şarta bağlanmıştır. Davaya katılma talebinin ileri sürülebilmesi için yukarıda sayılan kişilerin şikayetçi olduklarını bildirmeleri gerekmektedir. Yani bu noktada davaya katılma istemi aranmaktadır.
Madde 238 – “(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur.
(2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur.
(3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.”
CMK m.238 davaya katılmanın usulünü düzenlemektedir. Katılma talebi ancak kamu davasının açılmasından sonra yani kovuşturma aşamasında ileri sürülebilir.
239 ve 240. maddeler katılanın haklarına ve davaya etkisine ilişkindir. Bu maddeler uyarınca davaya katılma davayı durdurmaz, tarihi belirlenmiş olan duruşmalar katılan kişi çağrılamayacak olsa bile ertelenmez ve gününde yapılır. Katılanın hakları doğrultusunda şartları oluştuğunda baro tarafından avukat görevlendirmesi yapılır.
Davaya katılmanın gerçekleşmesi davanın henüz başında gerçekleşmemiş de olabilir. Zira ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında davaya katılmak mümkündür. Katılmadan önce verilmiş kararlar katılana tebliğ edilmez. Söz konusu kararlara karşı kanun yoluna başvuru hakkına ilişkin getiren sınırlama ise; bu kararlara karşı Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürenin geçmesiyle katılanın da başvuru hakkını kaybedeceği yönündedir.
Ceza yargılamalarında davaya katılma isteminin kabul edilmesiyle birlikte katılan da yargılamanın bir süjesi haline gelmektedir. Katılan cumhuriyet savcısının yanında yer alan ancak ondan bağımsız bir süjedir.
CMK m.242 gereği katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilecektir. İlk derece mahkemesince verilmiş olan karar, katılanın başvurusu üzerine bozulursa, Cumhuriyet savcısı işi yeniden takip edecektir.
CMK m.243 katılmanın hükümsüz kalmasına ilişkindir. Buna göre katılanın vazgeçmesi veya ölmesi halinde katılma hükümsüz kalacaktır. Ancak mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler.
Ceza davalarında suça konu eylem sebebiyle mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişi ile malen sorumlu olan sıfatını taşımanız halinde davaya katılma hakkınız bulunmaktadır. Bu noktada yapabileceklerinize ilişkin olarak bir avukata danışmanız sizler için işleri kolaylaştıracaktır. Ceza hukukuna ilişkin olarak yaşadığınız her türlü problemde Eryılmaz & Eryılmaz Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak çözüm ortağınız olmaya hazırız. Konu ile ilgili sorularınızı iletişim kanallarımızdan iletebilirsiniz.



Yorumlar