top of page

Anlaşmalı Boşanma Çekişmeliye Döner mi? (Yargıtay Kararı)

  • Yazarın fotoğrafı: Mehmet Berke Eryılmaz
    Mehmet Berke Eryılmaz
  • 15 Nis
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 16 Nis

Anlaşmalı boşanma davası her ne kadar tarafların uzlaşmasına dayanan hızlı bir süreç olsa da, hüküm kesinleşinceye kadar bu durum değişebilir. Uygulamada en çok merak edilen “anlaşmalı boşanma çekişmeliye döner mi?” sorusunun cevabı ise evettir. Taraflardan birinin anlaşmadan vazgeçmesi, duruşmaya katılmaması veya boşanma protokolündeki hususlara itiraz etmesi halinde dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder. Bu durumda mahkeme yargılamayı sürdürür ve deliller toplanarak klasik çekişmeli boşanma davası süreci işletilir. Dolayısıyla anlaşmalı boşanma davası açılmış olması, sürecin kesin olarak bu şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmez; boşanma davası sürecinde taraf iradelerinin devamlılığı belirleyici rol oynar.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/26237 E. ve 2014/10618 K. sayılı ve 08.05.2014 tarihli ilamında anlaşmalı boşanma davası olarak açılan davanın sonradan çekişmeli boşanma davasına dönüşebileceği belirtilmiştir.


"... KARAR : Davacı, dava dilekçesinde; "davalı ile fikren ve ruhen anlaşamadıklarını, bunun sonucu aralarında geçimsizlik baş gösterdiğini, şiddetli geçimsizliğin birliğin devamını imkansız hale getirdiğini, davalının da aynı düşüncede olduğunu, davalı ile boşanma ve fer'i sonuçlarında anlaştıklarını" belirterek, anlaşmalı boşanmalarına karar verilmesini istemiş, dilekçe ekinde boşanma protokolünü sunmuştur. Davalı ise, 15.07.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında boşanmak istemediğini bildirerek davaya karşı çıkmıştır.


Mahkemece, "dava dilekçesinde geçimsizlik sebebi ve vakıaların açıklanmadığı, delil olarak sadece boşanma protokolü ve nüfus kaydının gösterildiği, bu haliyle dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesi şartlanın taşımadığı, bu nedenle çekişmeli boşanmaya da dönüşmeyeceği" gerekçesiyle dava reddedilmiştir.


Davalı ile boşanma ve fer'i sonuçlarında anlaştıklarını belirterek boşanma davası açan davacının, dava dilekçesinde, boşanma sebebini göstermesi ve geçimsizliğin dayandığı vakıaları bildirmesi gerekmediği gibi, böyle bir sebep bildirmiş olsa bile bunun hangi delillerle ispat edileceğine ilişkin bir delil bildirmesi de gerekmez. Çünkü davayı açarken anlaşmalı boşanma kararı verileceğine ilişkin bir beklentisi vardır. Bu beklenti sebebiyle boşanma sebebini göstermemiş ve uyuşmazlık çıkmayacağı inancıyla delil bildirmemiştir. Bu bakımdan, anlaşmalı boşanma talebiyle yapılan bir başvuru dilekçesinin içeriğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119. maddesinin ( 1. ) fıkrasının ( e ) ve ( f ) bentlerindeki hususların aranması doğru ve gerçekçi bir yaklaşım değildir. Açıklanan hususlardaki gereklilik, anlaşmalı boşanma kararı verilmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılmasından sonra söz konusu olabilir. Mahkemece; ön inceleme duruşmasının tensiple 09.09.2013 günü yapılmasına karar verilmiş, tarafların birlikte başvurarak, "duruşmanın erken bir tarihe alınmasını" talep etmeleri üzerine, 15.07.2013 günü ön inceleme için duruşma açılmış, bu duruşmada davalı, boşanmak istemediğini bildirerek davaya karşı çıkmıştır. Bunun üzerine mahkeme tarafların "barışma ve evliliği devam ettirme ihtimalini" görerek, bu sebeple ön inceleme duruşmasını bir defaya mahsus olmak üzere ertelemiş 09.09.2013 tarihli oturumda da delil bildirme imkanı tanımadan davayı yukarıdaki gerekçe ile reddetmiştir. Davalının anlaşmalı boşanma talebine karşı çıkmasıyla dava kendiliğinden çekişmeli hale gelmiştir. Böyle bir durumda, taraflara iddia ve savunmaları çerçevesinde delil gösterme ve sunma imkanı tanınmalı, göstermeleri halinde delilleri toplanmalı Türk Medeni Kanununun 166. maddesinin ( 1. ) ve ( 2. ) fıkralarına göre değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Böyle yapılmadan, yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.


SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi. ..." Kaynak: karararama.yargitay.gov.tr


Nisan 2026



 
 
 

Yorumlar


© 2021 - Bu site Eryılmaz & Eryılmaz Hukuk ve Danışmanlık Ofisi tarafından oluşturulmuş olup tüm hakları saklıdır.

  • Twitter
  • Instagram
  • LinkedIn
bottom of page